7 Mayıs 2017 Pazar

SAGALASSOS ANTİK KENTİ -7 MAYIS 2017

Haftasonu günübirlik kaçamaklarımızda bu sefer Sagalassos Antik Kenti’ni gezdik. İsot çok önceleri birkaç sefer gitmişti, hatta bisikletle dağ yolundan uğramıştı.Etrafında yeme içme yerleri olmadığı için bence aç gitmeyin ve biraz da kalın giyinin çünkü biraz daha serin en azından bahar ayları için hava serindi.


Antik Kent Burdur’un Ağlasun ilçesinde dağın en yüksek noktasında Ağlasun Vadisi’ne bakan ve Isparta’ya uzaklığı yaklaşık 40 km olan bir ören yeri. Türkiye ve Belçika ortaklığında 2009-2013 yılları arasında yapılan son kazı çalışmalarıyla bugünkü halini almış. Frigler, Lidyalılar, Persler, Romalılar ile en son Selçuklular’ın hâkimiyetinde varlığını sürdüren bu yerleşim bir zamanlar Pisidya uygarlığının dini merkezi de olmuş.


Girişi ücretli, bilgilendirme tabelaları ve yol haritası ile 2 saatlik bir sürede rahatça dolaşılabilecek bir yer. Girişte broşürleri yok fakat açıklama tabelaları açıklayıcı ve yeterli. Tabelaların yanlarında uygulama barkodu var ama ne yazık ki o sayfalar açılmıyor.






Bir antik kentte bulabileceğiniz her şey burada da var. Kentin giriş kapısında büyük sütunlarla ana bir cadde, kent meydanı (agora),  meclis binası, büyük bir amfi tiyatro devlet adamlarına ve kente katkı sağlayanlara yönelik tapınak ve çeşmeler, kenti çevreleyen surlar, kentin çeşitli yerlerine yayılmış nekropoller (mezarlar), kentin ücra bir köşesinde gelen tehlikelere karşı gözlem tepesi.

Kent Girişi

En önemli ve en gözde eseri merkezde bulunan ve restorasyon işlemlerinde işler hale getirilen Antoninler Çeşmesi. Çeşme denince aklımıza ağzımızı dayayıp su içebileceğimiz bir yer geliyor. Yok bunlar öyle değil, bir kere her şey bizim algımızdan çok çok büyük, bütün eserler 15-20 metre boylarında ve Anadolu’nun civar yerleşimlerinden getirilen mermer işlemeler. Mermer belki de bölgenin avantajlarından biri. Antoninler çeşmesi de öyle.. İki katlı modern bir bina boyunda. Çeşmenin iki yanında Satyr’e yaslanmış sarhoş Dionysos heykelleri var. Tam ortada da tanrça Nemesis. Çeşmenin büyük bölümü restorasyondan geçtiği için bu eserlerin %90’ı aslına uygun tekrardan inşa edilmiş. Bence oldukça titiz bir çalışma olmuş ve rahatsız edici değil kesinlikle. Muhtemelen en çok zamanı Antoninler Çeşmesi’nde geçireceksiniz. En güzel fotoları da burada çekeceksiniz 😊



Nemesis Heykeli

Antoninler Çeşmesi 
Sagalassos’ta 2 tane Amfi tiyatro vardı. Biri merkezde biri yerleşimin uzak bir köşesinde ki 10.000 kişilik kapasiteye sahip olduğu düşünülürse, o zamanlarda büyük bir yer yerleşim olduğunu doğruluyor.



Zengin Semti :)

Benim için en ilginç bilgilerden biri de zamanla kent nüfusu çok artınca, zenginlerin daha yukarılarda bir zengin semti kurması, 2. Amfi tiyatroyu ve ikinci çeşmeyi buraya yapmaları... Zenginler her daim kendini belli ediyor canım 😄 O  kısma doğru gidince Amfi tiyatro üzerinden bütün kenti  görebiliyorsunuz. Güzel bir seyir tepesi tavsiye ederim.



Kent çok büyük bir depreme de tanıklık etmiş ve yerle bir olmuş ve tekrardan diriltilmiş. Salgın hastalıklar ve istilalar derken medeniyet sona ermiş. Burada dağlara gömülü Nekropolleri de açıkça görebiliyorsunuz.

Nekropoller

Ben Antik Kentleri gezdiğimde bu yollardan kimler geçti ve kimler kimler bu uğurda bu yerlerde can verdi diye düşünürüm he. O tarihe, o adımlara biz de eşlik ediyoruz. Ne güzel değil mi?


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder