28 Ocak 2015 Çarşamba

Moskova ve Noel Tatili 2014-2015 - 1. GÜN

2014 yılında İsotumla beraber yurtdışı seyahati yapmadım diye hayıflanırken yeni yıla 3 hafta kala ani bir kararla ucuz uçak bileti ayarlayıp, izinlerimizi alıp Moskova’ya gitmek için hazırlıklara başladık. Böylece İsotum benim bir nevi gazımı aldı ve dırdırımdan kurtuldu :).











Rusya’yı seçmemizin göz ardı edilemeyecek birkaç nedeni vardı tabiî ki. Vize istemeyen ülkeler arasında olması, Antalya’da çok sayıda Rus vatandaşının bulunması nedeniyle charter uçuşlar bulunması. Bu vizesiz ve ucuz uçuşların olduğu ülkeler arasında Hristiyan bir ülke olması nedeniyle Noel heyecanını ve tatilini ülkenin her köşe bucağında hissetmeniz. Bunun haricinde açıkçası gitmeden beni korkutan tek bir şey vardı o da kemiklerinizi sızlatan soğuk ki tahminimde yine yanlış çıkmadım. Ama soğuk bizi yine durduramadı ve ortalam 8-10 saat dışarıda gezdik dolaştık. Bütün şehrin turistik yerlerini gezdik ve Rus kültürünü özümsedik. Rus halkının özelliklerine ise sırası geldiğinde değinicem.









Metrojet firmasıyla pazartesi sabahı erken saatlerde uçuşumuz için Antalya havalimanındaydık. Bütün işlemleri tamamladıktan sonra bekleme salonuna geçtiğimizde fark ettik ki, uçak resmen bize kapatılmış.. Şöyle ki koskoca uçakta sadece 26 yolcu bulunuyordu ve bunlardan sadece dört kişi Türk idi. Daha uçakta Kiril alfabesi, Rus dili ve hosteslerin dahi ısrar ve inatla Rusça konuşmak istemesinden bu ülkede zorlanacağımızı anlamıştık. Düşünün hostesler dahi İngilizce konuşmuyordu. Bu arada biz charter bir şey ikram etmezler derken, bizi şaşırttılar. Uçak Rusya’ya indiğinde kapıya yanaşmadı ve bizi Domededova havalimanında binadan çok uzak bir yerde bıraktı. Daha kapıdan iner inmez yüzünüzü jilet gibi kesen ve ciğerlerinize dolmasıyla öksürmeye neden olan bir soğuk hava bizi karşıladı. Otobüsteyken etraftaki uçakların bakım hizmetlerinde soğuktan donmasınlar diye alkol ile yıkandığını ilk defa gördüm. Binaya girer girmez pasaport kontrole alındık. PASAPORT KONTROLDE SİZE İSMİNİZİN KİRİL ALFABESİ İLE YAZILMIŞ GÖÇMEN BELGESİ verdiler, siz de almayı unutmayasınız diye yazıyorum. Pasaporttan çıktıktan sonra Aeroexpress adı verilen trenle (doğrudan havalimanından şehir merkezine giden) şehir merkezine vardık.


Hissedilen -26 ve nehir bile donmuş!!


Otelimiz Ibis Otel idi ve kişi başı 60 tl ile konakladık ve en güzeli tren istasyonuna çok yakın bir yerdeydi. Ibis kalitesi her yerde standart olduğu için ve bir sürprizle karşılaşmamak için tercih etmiştik. DİKKAT EDİN KAHVALTI YOK ve TERLİK vermiyorlar. Otele giriş yaptıktan sonra eşyalarımızı bırakıp biraz dinlenip, dışarı çıktık. Bir kere güneş batmıştı ki zaten kış aylarında güneşin ulaştığı en tepe nokta da 45 derecelik bir açıda olduğu için pek bir şey fark etmez demiştik ama YANILMIŞIZ :). HAVA SIFIRIN ALTINDA 17 DERECE VE HİSSEDİLEN İSE SIFIRIN ALTINDA 26!!! O yüzden size tavsiyem kalın kalın giyinin, çok iyi ayakkabılar seçin, kaşkol, eldiven, bere hepsini kullanacaksınız… hatta artistlik yapmayın içlik de alın. Biz kayak sırasında kullandığımız içliklerimizi zaten giymiştik. Yani bize biraz şok olmadı desek yalan olur, çünkü Antalya’da 15 derecelik Aralık ayı havasını bırakıp -26 dereceye maruz kalmak 40 derecelik bir farkla bizde şok yarattı açıkçası.



Otelin hemen çıkışında bir süpermarket gördük ve 24 saat açık olan bir market. Avrupa’da böyle bir şeye hiç rastlamamıştım, fakat Amerika’da 7/24 açık yerler vardı. 90’lara kadar 70 yıl boyunca  Komunist ideolojiyi yaşamış ve yaşatmış bir ülkenin bu kadar hızlı dönüşümü beni şaşırtmıştı. Markete tabiî ki girdik. Yabancı ülkelerdeki marketler benim özellikle ilgimi çekiyor. En küçük marketlerde bile içki reyonunun hatrı sayılır yer kaplaması, tatlıların çok çeşitli oluşu, kurutulmuş et ve balık ürünleri ilke ilgimi çekenler arasındaydı.


GUM AVM ve önü

Burdan ilk günün sonunda bir Kızıl Meydanı bulmamız gerekiyordu. Moskova nehri üzerinden geçip Kızıl Meydana vardık. Nedense ben Aziz Vasili Katedrali’nin tam meydanın ortasında olacağını düşünmüştüm ama öyle değildi. Sanırım Katedral Moskova’nın simgesi olduğu için böyle hayal etmiştim. Kızıl Meydan’da GUM alışveriş merkezi tam merkezde yer alıyor, onun karşısında Kremlin, sol yanınızda Ulusal Tarih Müzesi ve sağ yanınızda ise Aziz Vasili Katedrali duruyor. Noel tatili olduğu için şehrin tam göbeğinde, GUM AVM’nin önünde kocaman bir buz pisti ve etrafında Christmas’a özel ahşap büfelerden oluşan Pazar kurulmuştu. Bütün ağaçlar Noel ışıkları ile donatılmış ve buz heykeller de etrafına serpiştirilmişti. 

Noel Ağacı Topu

Ve topun içindeyiz :)



Moskova’da Noel tatiline özel bu pazarlar Masallar Diyarı temasıyla süslenmiş ve bütün şehir sokaklarına kurulmuştu. Baştan sona gezmek isteseniz bütün gününüzü alabilecek bu açık pazar alanlarında (yaklaşık 30 farklı alanda 1001 gece masallarından pinokyoya kadar farklı temalarda) hediyelik eşya ve atıştırmalık yiyecekler bulabilirsiniz. Biz zaten geç olması ve yorgun olmamız nedeniyle GUM’u bir kısaca dolaştık. Bol bol fotolarımızı çektik. Ordan Teremok (Tepemok olarak yazılıyor) adındaki geleneksel Rus yemeklerini uygun fiyatlarla satan restoranda akşam yemeğimizi yedik. Size tavsiyem, öğünlerinizde çorbayı bulundurmanız. Hem sıcak hem de gün boyunca kaybettiğiniz sıvı ihtiyacını karşılıyorsunuz. Restoranda tek fark ettiğimiz yemek her şeyin krepini yapmaları, tatlı tuzlu her türlüsünü bulabilirsiniz. Yanına da bir Borsch çorbası alırsanız menünüz tamamlanır. Bayıla bayıla yemeyeceksiniz ama sizi doyurur. Bir de hiçbir restoranda İngilizce menü bulamayacaksınız o yüzden kasadan İngilizce menüyü isteyin A4 kağıdında menüyü yazmışlar.  Ordan seçebilirsiniz. İlk günümüz neredeyse sona ermekteydi. Yemekten sonra biraz moralim yerine gelmişti. Otele dönüş yolunda bir de kahve ile tatlılarımızı yedik. Çok bilinen ve her yerde olan bir kafe olmasına rağmen ismini hatırlamıyorum ama menü güzeldi. 

Masallar Diyarı Christmas Market Haritası

Gün sonunda elimizde her ülkeden para kaldı :)







Moskova Metro İşareti
Şimdi detaylara geçmeden önce bir teknik notlar ve ipuçlarını vereyim:

  1. Kısa yurtdışı seyahatleriniz sırasında buna bir daha döneriz, buraya sonra uğrarız gibi düşüncelerde bulunmayın. DÖNEMİYORSUNUZ!
  2. Alışverişinizi son güne bırakmayın! Aklınızda kalıp da alamadığınız birçok şey oluyor.
  3. Noel tatilinde çoğunluğu Hristiyan bir ülkede tatile gidiyorsanız 31-1-2 Ocak tarihleri resmi tarih olduğundan o zamana sadece dış mekan gezilerini bırakın ve yanınızda yeterli miktarda o ülkenin dövizini bulundurun.
  4. Rusya’ya indiğinizde pasaport kontrol sırasında göçmen kartınız almayı unutmayın. Kartınızı pasaportunuzla birlikte her zaman yanınızda bulundurun.
  5. Rusya’da tek bir İngilizce yer-yön bilgisi bulamayacaksınız. Bu yüzden kendinizi buna hazırlayın.
  6. Moskova metro haritasını Kiril ve İngilizce olarak telefonunuza indirin. Mümkünse sık kullanılan sözcükler ile ilgili bir uygulama edinin.
  7. Moskova’da kesinlikle taksi kullanmayın, biz kullanmadık. Çok pahalı imiş. Metro ile heryere gidebiliyorsunuz. İnanılmaz sistematik bir metro ağı var ve 1-2 dakikada bir metro geçiyor.
  8. Moskova’nın Avrupa’nın en pahalı şehirlerinden biri olduğunu unutmayın. Özellikle dışarıda yemek yediğimiz için biz en uygun olanlarını seçmemize rağmen günlük 200-250 tl ayırdık.
  9. Moskovalılar soğuk ve kaba insanlar, en turistik yerlerde bile tek bir kelime İngilizce bilmeyen çalışanlar bulunuyor. Unutmayın ve moralinizi bozmayın.
  10. Kış aylarında gittiyseniz ve çok üşürseniz Metro turu yapın. Oturun, dinlenin ve ısının. Metro için tekli bilet yerine çoklu bilet alın.
  11. Noel tatilinde çoğu müze ücretsiz. Fakat uzun kuyruklara hazırlıklı olun.
  12. Çok geniş yollarda (6 gidiş-6 dönüş gibi) sakın ola karşıdan karşıya geçmeyi denemeyin. Mutlaka bir yerlerde altgeçit vardır oralardan gidin.